GÜNDEM

KÜLTÜR SANAT-SEN Ankara Bölge Şubesinin 7. Olağan Genel Kurulu aşağıda belirtilen gündemle 01.02.2020 Cumartesi günü saat 10.00’da Konur 2 Sok. 43/8 Kızılay’da bulunan Ankara Şubesi bürosunda yapılacaktır.

Çoğunluğun sağlanamaması durumunda Genel Kurul 08.02.2020 Cumartesi günü saat 10.00’da Mithatpaşa Cad. No:4 Kızılay’da bulunan Ankara Gürkent Hotel’de aynı gündemle yapılacaktır. Gündem ve delege listesi 25-26-27 Ocak 2020 Cumartesi, Pazar ve Pazartesi günlerinde Ankara Bölge Şubemiz bürosunda 3 gün askıda kalacaktır. 

 GÜNDEM:

1-) Yoklama

2-) Açılış-Saygı duruşu

3-) Divan seçimi

4-) Açılış konuşması-Konukların konuşmaları

5-) Çalışma raporu, Denetleme ve Disiplin Kurulları

      Faaliyet raporlarının görüşülmesi ve aklanması

6-) Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulları

       asil ve yedek üyeleri ile üst kurul delege adaylarının tespiti

7-) Yeni organların seçimi

8-) Dilek ve temenniler

9-) Kapanış

 

             KÜLTÜR SANAT-SEN

ANKARA BÖLGE ŞUBESİ YÖNETİM KURULU

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Demir tarafından yıkılarak fuar alanı yapılması planlanan Samsun Atatürk Kültür Merkezi’nde Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, bu sanat kurumuna bağlı Gençlik Korosu, Çocuk Korosu, Samsun Devlet Opera ve Balesi, bu sanat kurumuna bağlı Çocuk Korosu, Çocuk Balesi, 

Türkiye’de ilk ve tek olan Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestraları, Devlet Tiyatroları, Kütüphane ile sayamayacağımız yüzlerce sanatsal çalışma ve etkinlik yürütülmektedir.

Bu güzide sanat kurumları sadece Samsun’un değil, tüm Karadeniz Bölgesi’nin kültür ve sanat yaşamına hizmet vermektedir.

Samsun ilimizin en merkezi yerinde, ulaşım itibariyle de tüm farklı bölgelerden tramvay ve diğer ulaşım araçlarıyla rahatlıkla erişim sağlanılan Samsun Atatürk Kültür Merkezi, özellikle kadın sanatseverlerin, genç öğrencilerin güvenli bir şekilde gidebileceği, halkımızın rağbet ettiği tüm etkinliklere bir ay öncesinde bile bilet bulmakta zorlandığı bir kültür merkezidir.

Opera Binası olarak inşa edilen Atatürk Kültür Merkezi, cins değişikliği yapılmış, yani tescilli , ruhsatlı bir yapıdır. Temel altı fore kazık zemin iyileştirme uygulamasıyla , diğer tüm inşaat tekniklerine uygun, vereceği hizmet özelliği açısından da yurt dışından akustik uzmanlarının getirtildiği, büyük bir emek ve yüksek maliyetle meydana gelmiş çok önemli bir kamusal yatırımdır.

Henüz 18 yıllık Atatürk Kültür Merkezi yıkılarak yerine uluslararası kongre merkezi düzeyinde yeni bir bina yapılacağı, kentin çok ileri yıllarda gelişeceği düşünülen güney bölgesinde, ulaşımdan, halktan, kültür hayatından kopuk yeni bir yapının inşaasına karşı olmamakla birlikte, Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkımının, Samsun Kültür Sanat hayatının gelişimini sekteye uğratacağı, yok edeceği bir gerçektir.

Uluslararası düzeyde kültür merkezlerinin iyi bir planlamayla çoğalması, eğitim, bilim, kültür, sanat hayatının sistematik bir biçimde geliştirilmesi her sorumluluk sahibi duyarlı toplumların zorunluluğudur.

Kentlerin tüm teknolojik gelişimleri takip ederek, daha üstün, medeni, kültürel değerlerini ön plana çıkaran, kamusal yarar çözümlerini, uzun vadeli, düzgün bir strateji dahilinde geliştirdikleri, birbiriyle yarıştığı dünyada hedefimiz yıkım değil, bizi biz yapan değerlerimize kültürümüze, sanatımıza, sanatçımıza sahip çıkmak olmalıdır.

Sanatın kültürel varlıkların olmadığı bir kent ancak ruhsuz bir yaşam alanıdır.

Son dönemde özellikle kültür sanat alanında tüm ağırlığıyla hissedilen hızlı bir yok ediş süreci bunun basit bir şehir planlaması olmadığını göstermektedir.Yine yıllarca güvencesiz çalıştırılan sanat emekçilerinin içinden sayıları tahminen 350 olduğu düşünülen çalışan kardeşlerimizin yeni yıla girdiğimiz şu günlerde gerekçesiz bir biçimde işlerine son verilmesi üstelik de işsizlik maaşı bile alamamaları kültür ve sanatta kötü gidişatın bir göstergesi, sanata ve sanatçıya vurulmuş bir darbedir.

Bütün bunları kabul etmemiz mümkün değildir.

Bu kararı alan yetkililer yanlıştan vazgeçmeli, değerli Samsun Halkımızın da Atatürk Kültür Merkezi ‘ne, kültürüne, sanatına, sanatçısına sahip çıkması gerekmektedir.

Mücadelemiz 19 Mayıs ruhuyla onurlu; aydınlığa, uygarlığa, beraberliğe, insanca yaşamaya azimlidir!

  KÜLTÜR SANAT SEN

 

Kültür Sanat-Sen İzmir Bölge Şubesinin 6. Olağan Genel Kurulu aşağıda belirtilen gündemle 18.01.2020 Cumartesi günü saat 10.00’da Kültür Sanat Sen Halim Alanyalı İş Hanı Kat:3 Daire:306 Konak/İzmir adresinde yapılacaktır. Çoğunluğun sağlanamaması durumunda Genel Kurul 24.01. 2020 Cuma günü İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü Elhamra Sahnesinde aynı saatte aynı gündemle yapılacaktır. 

Gündem

 

1-      Yoklama

2-      Açılış-Saygı Duruşu

3-      Divan Seçimi

4-      Açılış Konuşması-Konukların Konuşması

5-      Çalışma Raporu-Denetleme ve Disiplin Kurulları faaliyet raporlarının aklanması

6-      Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulları asil ve yedekleri ile üst kurul delege adaylarının tespiti

7-      Yeni organların seçimi

8-      Dilek ve temenniler

9-      Kapanış

Cuma, 10 Ocak 2020 08:15

KIYIMIN DEVAMI GELECEK...

Yazan

‘Kıyımının devamı gelecek’

Perşembe, Ocak 9, 2020 23:01 içinde Kültür, Manşet 

‘Kıyımının devamı gelecek’

Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile 150 sanatçının işten çıkarılmasına tepkiler sürüyor. Kültür Sanat-Sen üyeleri, ‘Arkadaşlarımıza hukuk desteği sağlayacağız ve dava açacağız’ dedi

Resmi Gazete’de 26 Aralık 2019’da yayımlanan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar” başlıklı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile kültür ve sanat alanında çalışan emekçilere sözleşme imzalanacağı söyledi. Aynı tarihte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır” açıklaması yapmıştı. 30 Aralık 2019’a kadar kültür ve sanat alanında çalışan emekçiler görev yaptıkları birimlere sözleşmenin yapılması için başvuruda bulundular. Mezopotamya Ajansı’ndan Zemo Ağgöz’ün haberine göre, başvuruların açıklanmasının ardından Kültür, Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat-Sen), 4 Ocak’ta yaptığı açıklamayla, Devlet Tiyatroları (DT) ile Devlet Opera ve Balesi’nde aktif görev alan, kadro bekleyen en az 150 kültür sanat emekçisinin sözleşmesinin yenilenmeyerek, işten çıkarıldığını açıkladı.

‘Kabul etmiyoruz’

Bakan Ersoy’un açıklamalarının ardından çalışanların bir beklentiye girdiğini ifade eden Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Hülya Eryetli, 150 kişinin işten çıkarılmasıyla birlikte sevincin hüzne dönüştüğünü aktardı. İşten atılmaların 150 kişiyle sınırlı kalmayacağını düşündüklerini ifade eden Eryetli, “Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü de 478 sözleşmenin imzalanacağını duyurdu ama toplamda kaç kişi sözleşmeli çalıştırıldığı bilgisini vermediği için önümüzdeki günlerde oradan da işten çıkarılmaların olması muhtemel” dedi. Deniz Özsaygı ise, süreli sözleşmeliler, misafir sanatçılar, kamuda özelleştirme politikalarıyla birlikte istihdamın tamamen parçalı bir hale geldiğini belirtti.

‘Dava edeceğiz’

İşten çıkarılan 150 kişinin haricinde işlerine devam eden kişilerin sadece bazılarına kadro verildiğini, çoğunun yine güvencesiz puantajlı çalışmak zorunda bırakıldığını vurgulayan Özsaygı, “Bu süreçte sendika olarak arkadaşlarımızın yanındayız. Arkadaşlarımıza hukuk desteği sağlayacağız ve aldıkları ret dilekçelerine istinaden dava açacağız” dedi.

ANKARA

Yeni Yaşam Gazetesi

ANKARA - Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Hülya Eryetli, “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar” başlıklı Cumhurbaşkanı Kararnamesi’nin ardından kültür ve sanat alanında işten çıkarmaların süreceğini söyledi. 

Resmi Gazete’de 26 Aralık 2019’da yayımlanan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar” başlıklı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile kültür ve sanat alanında çalışan emekçilere sözleşme imzalanacağı söyledi. Aynı tarihte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır” açıklaması yapmıştı.

 30 Aralık 2019’a kadar kültür ve sanat alanında çalışan emekçiler görev yaptıkları birimlere sözleşmenin yapılması için başvuruda bulundular. Başvuruların açıklanmasının ardından Kültür, Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat-Sen), 4 Ocak’ta yaptığı açıklamayla, Devlet Tiyatroları (DT) ile Devlet Opera ve Balesi’nde aktif görev alan, kadro bekleyen en az 150 kültür sanat emekçisinin sözleşmesinin yenilenmeyerek, işten çıkarıldığını kaydetti. 

 ‘SEVİNÇ HÜZNE DÖNÜŞTÜ’

 Bakan Ersoy’un açıklamalarının ardından çalışanların bir beklentiye girdiğini ifade eden Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Hülya Eryetli, 150 kişinin işten çıkarılmasıyla birlikte sevincin hüzne dönüştüğünü aktardı. İşten atılmaların 150 kişiyle sınırlı kalmayacağını düşündüklerini ifade eden Eryetli, “Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü de 478 sözleşmenin imzalanacağını duyurdu ama toplamda kaç kişi sözleşmeli çalıştırıldığı bilgisini vermediği için önümüzdeki günlerde oradan da işten çıkarılmaların olması muhtemel” dedi.

 ‘AMAÇ SANATI BİTİRME’

 İşten çıkarılma kararının resmi yollardan duyurulmadığını ve gerekçelendirilmediğine dikkati çeken Eryetli, “Türkiye’de rejim değişikliği ile birlikte her şeyin alt üst olduğunu görüyoruz. Arkadaşlarımıza işten çıkarıldıklarını gönderdikleri sarı zarflarla bildirdiler. Bu kabul edilebilir bir şey değil” ifadelerini kulandı.

 Eyerli, işten çıkarılmalarla amaçlananın, sanat ve kültür alanını tamamen güvencesiz istihdam biçimine dönüştürmek olduğunu söyledi. Eryetli, “150 kişinin işten atılmasıyla sanat ve kültür alanında emek veren diğer arkadaşlarımızın da motivasyonunu, iş barışını, geleceğe olan kaygısını her şeyini etkilemiştir. Dolayısıyla amaç, devlet koruma şapkası altında sanatını icra eden insanların sanat yapmasını bitirme çabasıdır” diye belirtti. 

 ‘BÜROKRAT YAKINININ ALINDIĞINI DUYDUK’

 İşten çıkarılan emekçilerin yerine kimlerin alınacağı meselesinin de tam olarak belli olmadığına vurgu yapan Eryetli, şöyle devam etti: “Devlet tiyatrolarında sözleşmesi yenilenmeyen bir arkadaşımızın yerine hemen bir bürokratın yakınının alındığını duyduk. Ama henüz teyit etmiş değiliz, araştırıyoruz. Diğer yandan sözleşme imzalayan arkadaşlarımızın da yine bir sene sonra ne olacakları belli değil. Hiçbir şekilde güvenceleri yok. Arkadaşlarımız kölelik düzeninde çalıştırılıyor. Oysa sanat üretimi temel ihtiyaçlar bittikten sonra başlar. Temel ihtiyaçları karşılanmayan bir insanın sanat üretmesi, yaratıcı yönünü ortaya çıkarması mümkün değil.”

 ‘BUNA KARŞI DURACAĞIZ’

 İşten çıkarılmaların ardından kamuoyundan büyük tepkilerin geldiğini anımsatan Eryetli, tepkinin daha da büyüyeceğine inandıklarını söyledi. Eryetli, sözlerini şöyle tamamladı: “Siyaset, kültür ve sanattan elini çektiği zaman kültür sanat kendi yolunu bulacaktır. Şu an en ağır bir biçimde taşeronlaşma ve tamamıyla şirketler eliyle kültür ve sanat alanını endüstriye dönüştürmek isteyen, gelir getirisi olarak gören zihniyete maruz kalmış durumdayız. Kesinlikle bütün imkanlarımızla karşı durmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz.” 

 ‘İŞSİZLİK MAAŞLARI YATMAYACAK’

 İşten çıkarılan kültür sanat emekçilerinin bundan sonra takip edecekleri hukuki mücadeleyi anlatan Kültür Sanat-Sen Genel Hukuk ve Toplu Sözleşme Sekreteri Deniz Özsaygı ise, süreli sözleşmeliler, misafir sanatçılar, kamuda özelleştirme politikalarıyla birlikte istihdamın tamamen parçalı bir hale geldiğini belirtti. Sanat kurumlarında yaklaşık 1990 yıllardan bu yana çok parçalı farklı istihdam şekillerinin yaratıldığını kaydeden Özsaygı, şunları ifade etti: “Puantaj dediğimiz sistem ile çalıştırılıyorlar. Bu sistem çalıştıkları günün ücretini alma üzerine kurulu. Şu an işten çıkarılan arkadaşlarımızın primleri yatmadığı için işsizlik maaşını bile alamayacaklar. Bir diğeri sadece 100 gün sağlık hizmetinden yararlanabilecekler onun dışında bir güvenceleri yok.” 

 ‘DAVA AÇACAĞIZ’

 İşten çıkarılan 150 kişinin haricinde işlerine devam eden kişilerin sadece bazılarına kadro verildiğini, çoğunun yine güvencesiz puantajlı çalışmak zorunda bırakıldığını vurgulayan Özsaygı, “Bu süreçte sendika olarak arkadaşlarımızın yanındayız. Her platformda, KESK’in temellerinin kurulduğu, fiili meşru ve hukuksa mücadelemizi devam ettireceğiz. Arkadaşlarımıza hukuk desteği sağlayacağız ve aldıkları ret dilekçelerine istinaden dava açacağız” dedi.  

 ‘GÖZÜNÜN ÜSTÜNDE KAŞ VAR DİYEREK ELEDİLER’

 İşten çıkarılanlar arasında bulunan ve ismini vermek istemeyen Devlet Tiyatroları’nda çalışan bir emekçi, 8 yıldır aynı alanda çalıştığını belirterek, şunları dile getirdi: “Yıllardır aynı kadroyla çalışıyorum. İş konusunda hiçbir sıkıntı ve ya şikayet almadım. Böyle bir şey ile karşılaşınca şok oldum. ‘Gözünün üstünde kaş var’ diyerek elediler. Başka birilerine yer açmak için biz işimizden olduk.  Kış mevsimi ve şuan tam ayın ortasındayız. Bunu özel sektör yapmaz. Gerekli açıklamalar yapıldığı zaman hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm personel işe alınacak denildi. Kazanılmış hakkımızı istiyoruz. Mesela benim 2 ay sonra çocuğum doğacak. İşimize güvenerek hayatımıza şekil veriyoruz, birçok arkadaşımız kredi çektiler borçları var. Son dönemde sıkça duyduk, insanlar işi olmadığı için intihar ediyorlar. Biz işten atılan kişiler bence intihara itilen kişileriz. Çünkü ne yapacağız? Sudan çıkmış balık gibiyiz.”

 MA / Zemo Ağgöz 

Devlet Tiyatroları’nda emekçi kıyımı!

04.01.2020 06:00 KÜLTÜR SANAT

Devlet Tiyatroları oyuncuları kadro beklerken işlerinden oldu. Cumhurbaşkanı Kararnamesi ve Bakan Ersoy’un açıklamasıyla kadro umudu taşıyan yaklaşık 150 tiyatro emekçisi sarı zarfla mevcut işlerinden de oldu

BURAK ABATAY

Devlet Tiyatroları’nda (DT) ve Devlet Opera ve Balesi’nde aktif görev alan ve kadro bekleyen en az 150 kişinin sözleşmesi adli sicilleri gerekçe gösterilerek yenilenmedi.

26 Aralık 2019 tarihinde Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Kararnamesi’yle başlayan süreçte ‘Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar’ başlıklı karar bugüne kadar yıllardır kadro bekleyen sanatçılar için umut olmuştu. Aynı tarihte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Ajansı’na konuşmuş ve “Hiçbir statüsü olmadan, yevmiye ile görev yapan sanatçılarımız ve teknik çalışanlarımız, artık Bakanlık olarak bizim sözleşmeli personelimizdir. Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır. Bu kapsamda maaşlarında da ciddi bir iyileştirmeye gidilmiştir” demişti.

ÖNCE UMUT SONRA HÜSRAN

Aynı gün Anadolu Ajansı’na demeç veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tiyatrocuların umudunun sevince dönüşmesini sağladı. Yıllardır süren sorunların biteceğini müjdeleyen Ersoy, “Hiçbir statüsü olmadan, yevmiye ile görev yapan sanatçılarımız ve teknik çalışanlarımız, artık Bakanlık olarak bizim sözleşmeli personelimizdir. Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır. Bu kapsamda maaşlarında da ciddi bir iyileştirmeye gidilmiştir” dedi.

DT Genel Müdürlüğü, bu düzenleme için başvuru tarihlerini 26-30 Aralık olarak belirlemişti. Sanat kurumlarında yıllardır kadro verilmemesi ve sınav yapılmaması dolayısıyla kadro bekleyen ve mezun, misafir, süreli sözleşmeli figüran vs. pozisyonlarında çalışan 150 civarında oyuncu ise kulislere gelen sarı zarflarla karşılaştı. Oyuncular gerekçe gösterilmeksizin, “Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esaslar kapsamında çalışma talebiniz Genel Müdürlüğümüzce uygun görülmemiştir” yazısıyla karşılaştılar. Eşzamanlı olarak Genel Müdür Mustafa Kurt tarafından il müdürlüklerine gönderilen talimatlarda başvuruların incelendiği belirtilerek, “Yapılan değerlendirme sonucunda ekteki listede yazılı olanların anılan kapsamda istihdam edilmeleri uygun görülmemiştir” denildi. Tebligatlar sebebiyle Adana DT “Miletos Güzeli” oyunu için perde açamadı. Birçok sahnede ise oyunlar yarım yamalak oynandı.

Kültür Sanat Sendikası yaptığı yazılı basın açıklamasıyla bu yanlıştan dönülmesi çağrısında bulundu. Sendika açıklamasında, “15 Temmuz sürecinde binlerce kamu emekçisi soruşturulduğu sırada, kimileri açığa alınır kimileri KHK larla ihraç edilirken; tırnak içinde “temiz” çıkan sanat emekçileri şu an güvenlik gerekçesiyle işten atılıyorlar. O günden bu güne ne değişmiştir? Kimi durumlarda aylar hatta yıl süren güvenlik soruşturmaları Sanat kurumlarında ışık hızında yapılarak üç günde nasıl sonuçlandırılmıştır?” ifadelerini kullandı.

Sendika ayrıca 4/C’li yani “geçici personel” istihdamına benzer bir istihdam biçimi 4/B’li Sözleşmeli Personel istihdamıymış gibi gösterilmeye çalışıldığını aktardı ve ekledi: “Kararnameye konan geçici madde de yapılacak sözleşmenin 2020 yılı için geçerli olduğu hüküm altına alınmış. Peki, 2021 yılı ne olacak? 20 yıldır çalışan misafir sanatçıların misafirlikleri hiç bitmeyecek mi?”

KİMİN YAKINLARI KADROYA GİRECEK?

İşine son verilen bir DT oyuncusu, süreci mahkemeye taşıyacaklarını söyledi. Oyuncu, yaptığı açıklamasında, “DT oyuncusuydum. Geçen sene de çalıştım, bu yıl da çalışacağıma kesin gözüyle bakıyorduk. Ulaştırılan bir zarfla öğrendik. Ve başvurularımız neticesinde uygun görülmediğimiz bize aktarıldı. Neden uygun görülmediğimizi bilmiyoruz. Dava edeceğiz. Ancak bu şekilde öğrenebileceğiz. Herhangi bir devlet tiyatrosunda çalışmam da engellendi. Rol aldığım oyunum ertelendi, gruptan çıkarıldım. Başka oyunlar da kaldırıldı. Bizden sonra hangi isimlerin yakınlarını alacaklarını merak ediyorum” ifadelerini kullandı.

SARAY'DA PERDE AÇILDI

Devlet Tiyatroları, oyunculara sarı zarflar tebliğ edildiği saatlerde, Saray’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla “Leyla ile Mecnun” adlı oyununu sergiledi. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, emekçilerin işlerinden olduğu saatlerde Erdoğan’dan tebrik aldı.

SÖZCÜ- Yusuf DEMİR

Kültür Sanat 3 Ocak 2020

Devlet Tiyatroları’nda sarı zarf şoku

Kuliste sahneye çıkmak için hazırlık yapan Devlet Tiyatroları oyuncuları ellerine tutuşturulan sarı zarflarla işlerinden oldu. Tüm Türkiye’de başrol oyuncusundan terzisine kadar en az 150 çalışanla yeni sözleşme yapılmadı. Kültür Sanat Sendikası, “Dün akşam Adana Devlet Tiyatrosu perde açamadı, birçok sahnede oyunlar yarım yamalak oynandı” dedi

Devlet Tiyatroları çalışanları kadro beklerken işlerinden oldu. Tiyatroculara hayal kırıklığı yaşatan gelişmeler geçtiğimiz hafta 26 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazete'deki Cumhurbaşkanı Kararı'yla başladı.

“Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar” başlıklı karar tiyatrocular arasında umutlu bir bekleyişe neden oldu.

Aynı gün Anadolu Ajansı'na demeç veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tiyatrocuların umudunun sevince dönüşmesini sağladı. Yıllardır süren sorunların biteceğini müjdeleyen Ersoy, “Hiçbir statüsü olmadan, yevmiye ile görev yapan sanatçılarımız ve teknik çalışanlarımız, artık Bakanlık olarak bizim sözleşmeli personelimizdir. Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır. Bu kapsamda maaşlarında da ciddi bir iyileştirmeye gidilmiştir” dedi. Tiyatrocular bu açıklamayla yeni yıla mutlu girdi.

Bu gelişmelerin hemen ardından Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü , yeni düzenlemeden yararlanmak isteyen sanatçıların başvurularını 26-30 Aralık 2019 tarihleri arasında aldı. Sanatçılar sözleşme imzalamayı beklerken tablo birden olumsuza döndü. Kulislere sarı zarflar gelmeye başladı. Sanatçı ve çalışanlara gönderilen tebligatlarda hiçbir gerekçe gösterilmeden, “Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esaslar kapsamında çalışma talebiniz Genel Müdürlüğümüzce uygun görülmemiştir” deniliyordu. Eş zamanlı olarak Genel Müdür Mustafa Kurt tarafından il müdürlüklerine gönderilen talimatlarda başvuruların incelendiği belirtilerek, “Yapılan değerlendirme sonucunda ekteki listede yazılı olanların anılan kapsamda istihdam edilmeleri uygun görülmemiştir” denildi.

ADANA SAHNESİ'NDE PERDE AÇILMADI

Kültür Sanat Sendikası yetkilileri, SÖZCÜ'ye yaptığı açıklamada, “Tespit edebildiğimiz kadarıyla Opera'dan 57, Tiyatro'dan en az 90 kişiye tebligat gitti. Tebligatlar nedeniyle Adana Devlet Tiyatrosu “Miletos Güzeli” oyunu için perde açamadı. Trabzon'un da aralarında bulunduğu birçok sahnede oyunlar yarım yamalak oynandı” dedi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

UMUTLAR HAYAL KIRIKLIĞINA DÖNÜŞTÜ: “Sanat kurumlarında yıllardır kadro verilmemesi ve sınav yapılmaması dolayısıyla sanat emekçileri zaten mezun, misafir, süreli sözleşmeli figüran vs. pozisyonlarında çalışmaktaydılar. Yıllık sözleşme ile güvencesiz ve bir hayli esnek mesailer dâhilinde çalıştırılan sanat emekçileri verilen kadro sözleriyle özellikle son bir yıldır bir umut bekleyip durdular. Sanat kurumlarında güvencesiz çalışan sanat emekçilerine, tüm bu sıkıntılı sürecin biteceği daha iyi mali ve özlük haklara kavuşacaklarına dair yapılan düzenleme ve açıklamalar, bu yeni gelişmeyle maalesef hayal kırıklığına dönüştü.”

PERDE KAPATMAK SUÇTUR: “Normal koşullarda sanat kurumlarında, bir sanat emekçisinin, o aksam sergilenecek eserin gösterimine engel olması durumunda, karşılaşacağı cezai işlem sözleşmesinin feshidir yani işten atılmadır. Adana Devlet Tiyatrosu’nda işten atılan arkadaşlarımızın yerini dolduramadıkları için sanat camiasında evrensel hale gelen “show must go on” daha yerel bir değişle perdelerin kapatılamayacağı yerleşik düşüncesi bir anda nasıl değişmiştir. Peki bu durumda bu yapılan dolayısıyla kime ceza verilecektir?

GEREKÇE GÜVENLİK SORUŞTURMASI: “22 yıldır kamuda hizmet veren bir kamu emekçisi nasıl güvenlik soruşturmasından geçemez? Kimi arkadaşımıza güvenlik soruşturmasından geçemedikleri için sözleşmelerinin yapılamayacağı ifade edilmiştir. Ülkemizde yapılan güvenlik soruşturması “benden olup olmadığının tespiti” soruşturmasına dönüştüğü artık herkesin malumudur.”

PERDE KÜLLİYE'DE AÇILDI

Devlet Tiyatroları, oyunculara sarı zarflar tebliğ edildiği saatlerde, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da teşrifleriyle “Leyla ile Mecnun” adlı oyununu sergiledi. Oyunun sonunda sahneye davet edilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt ve oyunun yazarı İskender Pala oyuncuları tebrik etti.

Son güncelleme:14:18 - 03.01.2020

Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası Antalya Bölge Şubesi 6. Olağan Genel Kurulu 01 Şubat 2020 tarihinde saat 10.00 da Elmalı  Mah. Solmaz İş.Hanı Kat: 4 Daire : 18 Muratpaşa / ANTALYA adresinde  yapılacaktır.

Çoğunluk sağlanmadığı taktirde 02 Şubat 2020 tarihinde saat 10.00 da Bigehan Hotel Tahılpapazarı Adnan Menderes Bulvarı No:1 Muratpaşa /ANTALYA adresinde aşağıda belirtilen gündem maddeleri ile yapılacaktır.

GÜNDEM

1-Açılış ve saygı duruşu

2-Divan oluşum

3-Açılış konuşması

4-Konukların tanıtımı

5-Yönetim, denetleme,disiplin kurulları ve mali raporun görüşülmesi ve aklanması.

6-Yönetim, denetleme,disiplin asil ve yedek üyeleri ile üst kurul delege adaylarının belirlenmesi

7-Dilek ve temenniler.

8-Seçimler

9-Kapanış

KÜLTÜR SANAT VE TURİZM EMEKÇİLERİ SENDİKASI

ANTALYA BÖLGE ŞUBE YÖNETİM KURULU

 

Bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Kultur ve Turizm Bakanlığı'nın butcesi gorusuluyor. Kültür Sanat-Sen olarak bütçe komisyonunda görüşülmesini istediğimizi aşağıdaki yer alan taleplerimizi muhalefet partilerinin milletvekillerine ilettik.

Milyonlarca kamu emekçisini ilgilendiren toplusözleşme görüşmeleri KESK’lilere dönük polis saldırısıyla başladı.

Kamu emekçilerini ilgilendiren toplusözleşme polis saldırısıyla başladı

Milyonlarca kamu emekçisini kapsayan toplusözleşme görüşmeleri, polis saldırısıyla başladı. KESK üyeleri taleplerini açıklamak için bakanlık yakınına yürümek isteyince polisin biber gazlı saldırısına maruz kaldı. Bakanlık salonunda dışarıdaki saldırıya tepki gösteren KESK Genel Sekreterine Memur Sen görevlileri “Çıkın dışarıda yapın açıklamanızı” diye sataştı.

Hükümet ile kamu emekçileri konfederasyonları arasında, önümüzdeki iki yılı kapsayacak olan toplu sözleşme görüşmeleri başladı. Çalışma Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında  yapılan toplantı öncesinde KESK üyeleri Milli Kütüphane önünde toplandı. Edirne, Muğla, Van ve Artvin'de toplanarak 4 koldan Ankara'ya gelen KESK üyeleri, buradan bakanlık yakınındaki su deposuna yürümek, taleplerini açıklamak istedi. Fakat polis yürüyüşe izin vermedi, sadece bir grubun basın açıklaması yapabileceğini söyledi. Ancak KESK yöneticileri üyeleriyle birlikte basın açıklaması yapmak istedi. Çıkan tartışmanın ardından polis kamu emekçilerine biber gazıyla saldırdı. KESK üyeleri saldırıya “Emekçiye değil çetelere barikat” sloganlarıyla tepki gösterdi.

Polis saldırısında biber gazından etkilenen, yaralanan ve gözaltına alınan kamu emekçileri oldu. KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen de saldırı sırasında kolundan yaralandı. KESK Eğitim, Örgütlenme ve Basın Yayın Sekreteri İlhan Yiğit, Haber Sen Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu ve Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Hamit Kurt'un da aralarında olduğu 6 kişi gözaltına alındı. Ayrıca KESK Eş Genel Başkanları Aysun Gezen ve Mehmet Bozgeyik’in, OHAL kapsamında çıkarılan KHK'ler ile ihraç edildiği için görüşmelere katılmasına izin verilmedi.

KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen de saldırı sırasında kolundan yaralandı. 

MEMUR SEN'LİLER POLİS SALDIRISINA ARKA ÇIKTI

Bakanlık dışında kamu emekçileri polis saldırısına uğrarken içeride de gerginlik çıktı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un gelmesi beklenirken KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz, polisin kamu emekçilerine saldırmasına tepki gösterdi. KESK üyelerinin taleplerini açıklamasına izin verilmediğini söyleyen Gürbüz'e Memur Sen'liler “Çıkın dışarıda yapın açıklamanızı” diye karşılık verdi. Bir süre yapılan atışmaların ardından gerginlik sona erdi.

MEMUR SEN YÜZDE 8+7 İSTEDİ

Yetkili konfederasyon Memur Sen, 2020 yılı için 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere yüzde 3 refah payı ve taban aylığa 200 TL seyyanen artış istiyor. Birinci 6 ayda yüzde 8, ikinci altı ayda yüzde 7 zam isteyen Memur Sen, sözleşmeli personel çalışmasına son verilmesi, gelir vergisinde yıl boyu yüzde 15 sabit oran uygulanması ya da yüzde 15’i aşan kısmın kamu işvereni tarafından karşılanması, kreş hizmeti sunulması ya da 754 TL kreş yardımı yapılması taleplerini öne sürdü. Memur Sen'in bir başka talebi ise toplusözleşme masasına diğer konfederasyonların değil sadece kendisinin oturması.

BAKAN'DAN "SALDIRI SAVUNMASI"

KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz, anayasada güvenceye alınmış demokratik haklarını kullanamadıklarını, yürüyüş yapmak istediklerinde polisin üyelerine saldırdığını söyledi. Bu sırada araya giren Bakan Zümrüt Selçuk, yürüyüş için valiliğe güzergah bildirilmediği iddiasıyla polis saldırısını savundu.

KESK YÜZDE 38 TALEP ETTİ

KESK, eşi çalışmayan, iki çocuklu en düşük kamu emekçisinin maaşının 2020 yılı için eş, çocuk, kira, yemek yakacak yardımı ile birlikte AGİ hariç 6 bin 838 liraya çıkarılmasını istiyor. Böylece ücretlerde yüzde 38 zam talep eden KESK, 2021 yılı için ise gerçekleşen enflasyon artı 3 puan refah payı talep ediyor. KESK'in diğer talepleri de vergi oranının düşürülerek sabitlenmesi, ücretsiz kreş ve servis hakkı, partizanca uygulamalara son verilerek liyakatin esas alınmasını, mülakat ve güvenlik araştırmasına, kadın emekçilere yönelik ayrımcı uygulamalara son verilmesi.

KAMU-SEN KAYIPLAR KARŞILANSIN

Kamu-Sen'in talebi ise geçmiş dönemdeki erimenin giderilmesi. Sadece 2018 yılında bu kaybın 600 TL olduğuna dikkat çeken Kamu-Sen de yüzde 3 oranında refah payı istiyor. Kamu Sen'in talebinin kabul edilmesi halinde 3 bin 18 lira olan en düşük memur maaşı 2020 sonunda 4 bin 509, 2021 sonunda ise 5 bin 417 liraya çıkacak. (Ankara/EVRENSEL)

 

 

Sayfa 1 / 59